Mühendis Şahin deprem konusunda uyarılarda bulundu

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisler Odası (İMO) Bitlis Temsilcisi Cengiz Şahin, Bitlis Bülten’den Kübra Açar’ın sorularını yanıtlayarak, deprem öncesi alınması gereken önlemler ve deprem anı ile deprem sonrası yapılacaklar konusunda bilgilendirmelerde bulundu.

Mühendis Şahin deprem konusunda uyarılarda bulundu

 Mühendis Şahin deprem konusunda uyarılarda bulundu

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisler Odası (İMO) Bitlis Temsilcisi Cengiz Şahin, Bitlis Bülten’den Kübra Açar’ın sorularını yanıtlayarak, deprem öncesi alınması gereken önlemler ve deprem anı ile deprem sonrası yapılacaklar konusunda bilgilendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin yüzde 92 deprem kuşağı üzerinde yer aldığının altını çizen İMO Bitlis Temsilcisi Cengiz Şahin, olası depremler konusunda uyarılarda bulunarak "Bitlis olarak, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ile Güney Anadolu Fay Hattı (GAF) üzerinde bulunmaktayız. Van ve Erciş depremi sonrası, Van Gölü ve Nemrut ile Süphan dağlarının bulunmuş olduğu alanlarda yapılan ve tespit edilen yeni fay hatlarıyla beraber yoğun bir fay hattının geçmiş olduğu alanların yer aldığı görülmüştür. Bu nedenle her an depreme hazırlıklı olmalıyız" dedi.

Deprem konusunda insanları sürekli bilgilendirmeye çalıştıklarını söyleyen İnşaat Mühendisi Cengiz Şahin, "Elazığ’da meydana gelen depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. 6,8 şiddetindeki Elazığ depremi, başta Elazığ ile Malatya illerimiz olmak üzere ülkemizdeki çok sayıda ilde ve komşu ülkelerde hissedildi. Depremler maalesef doğal afetlerdir. Doğal afetleri önleyemeyiz ama alacağımız tedbirlerle yıkıcı etkilerini azaltabiliriz. Ülkemiz yüzde 92 deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Buda bize şunu gösteriyor, depremle yaşamaya en kısa sürede alışmamız gerekiyor. Bu alışkanlığı da kısa sürede edinmemiz mümkün değil. Japonlar bunu yaklaşık 30 yılda sürekli tatbikat yaparak, sürekli dayanıklı binalar yaparak, fay hatlarına paralel binalar inşa ederek, bunun önüne geçmeyi başardılar. Bizim şuanda kullanmış olduğumuz deprem yönetmeliği ve statik hesaplamalarımızın Avrupa, Japonya ve Amerika’da kullanılan hesaplama sistemleri ve teknolojik açıdan da herhangi bir eksiği yok. Bizim bunu alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor. Ülkemizde yaşanan depremlerin aşırı yıkıcı olması nedenlerinden biride yapı stoklarımızın tamamen eski deprem yönetmeliğine dayalı olarak yapılmış olmasıdır. Oysaki şuanda Dünya’da ve Avrupa’da geçerli olan sistemleri kullanıyoruz. Gerek deprem yönetmeliğimiz ve gerekse kullanmış olduğumuz teknik cihazlar tamamen gelişmiş Avrupa ülkeleri ile aynıdır" diye konuştu.

Mühendis Cengiz Şahin, bilgilendirme amaçlı olarak yaptığı açıklamalarına şunları ekledi;

"Depremi maalesef öncesinden haber veremiyoruz. Hangi saatte ve ne zaman olacağı ile alakalı bilgilendirme yapamıyoruz. Ama bununla alakalı bilim dünyası, işin uzmanları, jeoloji mühendisleri, inşaat mühendisleri, yani kısaca bu işte uzmanlaşmış olanlar, fay hatlarında belli bir enerji birikimi meydana gelmekte, bu enerji birikiminin bir süreç içinde boşaltılması gerektiğini ama bu boşaltma zamanının hangi tarih, saat veya nerede, hangi şiddette olacağını tam olarak belirtmektedirler. Yani söylemek istediğim, biz depremin saatini, dakikasını, saniyesini bilemeyebiliriz. Ama alacağımız tedbirlerle hasarı aza indirebiliriz. Fay hatlarının geçmiş olduğu yerlerden biraz daha uzaklaşarak veya Japonların yapmış olduğu gibi uydudan gerekli görüntüleri alarak, fay hatlarına paralel şekilde yapılarımızı ve çok katlı dikey mimarı değil de, yatay mimari şeklinde yapılar ve özellikle geoteknikçilerimizin belirlemiş olduğu, inşaat mühendisi arkadaşlarımızın da buna göre zemin emniyet gerilmelerini bina önem kat sayılarını ve yapmaları gereken periyotları iyi şekilde seçmeleri, projelerin de deprem yönetmeliğine göre çizilmesi gereklidir. Yaşanan asıl büyük problemlerden biri de denetimdeki büyük eksiklikler. Ülkemizin yüzde 92’si birinci ve beşinci deprem kuşağında olmak üzere fay hatları geçmektedir. Bitlis olarak, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ile Güney Anadolu Fay Hattı (GAF) üzerinde bulunmaktayız. Van ve Erciş depremi sonrası, Van Gölü ve Nemrut ile Süphan dağlarının bulunmuş olduğu alanlarda yapılan ve tespit edilen yeni fay hatlarıyla beraber yoğun bir fay hattının geçmiş olduğu alanların yer aldığı görülmüştür. Bu nedenle her an depreme hazırlıklı olmalıyız. Depremle yatıp depremle kalkmalıyız ve bunu alışkanlık haline getirmeliyiz. Okullarımızda ve resmi kurumlarımız da tatbikatlarımız sıklaştırmamız lazım. Bunları yılda bir göstermelik değil de, 3 ayda bir veya 6 ayda bir yapmalı ve deprem anında ne yapılması gerektiğini gösterecek şekilde, deprem öncesi ve sonrası nasıl davranması gerektiği ile alakalı tatbikatların yanı sıra, öğrencilere ve tüm halkı kapsayacak şekilde konferanslar, seminerler düzenlenmeli. Bunun önemi konusunda her kes bilinçlenmeli. En son 6,8 Elazığ depreminde gördüğümüz gibi, binası hiç hasar görmediği halde paniğe kapılıp balkondan atlayan vatandaşlar oldu. Oysaki deprem anında nasıl davranacağımızı bilmeli ve o anda yaşam üçgeni oluşturmalıyız. Bu hayatta kalmamıza vesile olması açısından çok önemlidir. Ayrıca, deprem sonrası insanların toplanacağı güvenli alanlar oluşturulmalı. Bitlis ili bazında insanların nerede toplanacağı, ne şekil davranacağı, kimlerin hangi görevi üstlendiği ile alakalı konuların yanı sıra hastanelerin durumu ve deprem sonrası barınma ile aş konuları hakkında planlamaların yapılması gerekiyor. İnsanlar, deprem anında ve deprem sonrasında ne yapması gerektiğini kesinlikle bilmeli."

Haber Videosu




Etiketler: BitlisBülten
Servet Reklam İletişim