• HABERLER
  • BİTLİS
  • Turizm ekonomisi hakkında Esra Dursun ve Cengiz Şahin ile röportaj

Turizm ekonomisi hakkında Esra Dursun ve Cengiz Şahin ile röportaj

Bitlis’in turizm potansiyeli ve turizm ekonomisi hakkında, Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Esra Dursun ve Turizm Tanıtma Platformu (TUTAP) Bitlis İl Temsilcisi Cengiz Şahin ile röportaj yapıldı.

Turizm ekonomisi hakkında Esra Dursun ve Cengiz Şahin ile röportaj

Turizm ekonomisi hakkında Esra Dursun ve Cengiz Şahin ile röportaj

Bitlis’in turizm potansiyeli ve turizm ekonomisi hakkında, Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Esra Dursun ve Turizm Tanıtma Platformu (TUTAP) Bitlis İl Temsilcisi Cengiz Şahin ile röportaj yapıldı.

Bitlis Bülten’den Kübra Açar’ın sorularını yanıtlayan Ekonomist Öğr. Gör. Esra Dursun ile TUTAP Temsilcisi Cengiz Şahin, turizm ekonomisi, turizm çeşitliliği, Bitlis’in turizm potansiyeli, turizmin bölgeye katkısı, ilin tanıtımı, istihdam, ticaret, tarihi değerler ve doğal güzellikler ile bölgenin kalkınması konuları hakkında bilgiler verdi.

1- Turizm ekonomisi nedir?

Ekonomist Öğr. Gör. Esra Dursun; Son zamanlarda var olan gerekli iş hayatında insanların çalışma sürelerinin daha kısalması, iş sosyal güvenlik hukukuna bağlı olarak gerek insanların refah düzeyinin artmasıyla ortaya çıkan bir sektör. İnsanların merakı ile alakalı turizm ekonomisi ise, bunların neden sonuç bağlantılarıyla alakalı bilimsel yöntemlerle ortaya koyan ekonomiye katkılarını araştıran, örneğin bir disiplin, örneğin işte gelirin artarsa bunun turizm sektörüne payı ne olur gibi, neden ve sonuç ilişkileriyle ortaya koyan bir bilim dalıdır.

2- Bitlis turizm potansiyeli açısından oldukça önemli bir şehirdir. İlimizin turizm çeşitliliği nelerdir?

TUTAP Temsilcisi Cengiz Şahin; Turizm, konuşulması gereken en önemli konulardan birisidir. Bu konuyu ele aldığınız için sizlere teşekkür ediyoruz. Bitlis turizmi denildiği zaman, turizm çeşitliliği denildiği zaman, aslında dünyada yapılan alternatif turizm ile alakalı turizm çeşitlilikleri yapılmakta. Öncelikle bunu belirtmek  isterim, malumunuz 7-8 ay kış ayları yaşıyoruz ve bunun başında kışı külfet olarak görmek yerine kış turizmi ile bunları taşlandırmamız gerekiyor. Bunlarla alakalı çalışmalar yapıldı. Sağlık turizmi denildiği zaman, bunun yanında maden suyu, jeotermal, malum Van Gölü kıyısında bulunuyoruz. Van Gölü ile Nemrut Krater Gölü arasında yapılan sondaj çalışmaları turizme yönelik çalışmalar başlatılmış ve bunlarla alakalı tesisleşmeye başlandı. Öbür taraftan, kuş gözlemciliği dediğimiz, özellikle doğa severlerin son dönemde büyük rağbet göstermiş olduğu, Ahlat yolu üzerinde bulunan kuş cennetinde çeşitli kuşlar bulunmakta ve bazı türler sadece Van Gölü havzasında bulunduğundan dolayı orayla alakalı fotoğrafçılıkla birleştirebileceğimiz kuş turizmi. Ayrıca eko turizmi mevcut, inan turizmi mevcut. Buradaki yol üzerinde 3 tane ipekyolu hattı bulunmaktadır. Doğubayazıt’ta başlayıp Mardin’e doğru devam eden ipekyolu 3’üncü hattı üzerinde üzerinde han ve hamamların bulunması ve bu güzergahı tekrardan canlandırdığımız zaman sadece ilimize değil, diğer iller ve bölgemize, hatta Türkiye’nin tamamına da katkı sağlamış olacağız. Onun yanında dağcılık ve hava sporları yapılıyor. Yamaç paraşütü için burası çok uygun, biz bunları gerçekleştirdik. 26 Ağustos’ta balon getirttik ve burada balonlarla uçuşlar yapıldı. Özellikle Van Gölü çevresi eşsiz bir güzergaha sahip, yani kısaca yaz ve kış turizmi ile alakalı turizm çeşitlerinin hemen hemen hepsi burada yapılmaktadır. Alternatif turizmlerden biri de Adilcevaz’da yapılan dalış turizmi. Burada eskiden batmış olan bir Rus gemisi kalıntıları mevcut. Yani, çok zengin bir turizm çeşitliliğimiz var, arada unutmuş olduklarımız da olabilir, röportaj arasında hatırladıkça anlatacağız.

3- Turizmin maddi olarak bölgeye katkısı ne olur?

Esra Dursun; Şimdi bölgeye katkısını değerlendirebilmek için önce bir bütüne bakmak lazım. Dünyaya katkısı ne olur, önce makro boyutta bakarsak bölgeye daha rahat uyarlayabiliriz. Dünyaya katkısına baktığımızda, turizm sektörünün 3 tip geliri vardır. Doğrudan geliri, dolaylı geliri ve uyarılmış geliri. Doğrudan geliri, gelen turistin doğrudan yaptığı alışverişler, otele yatırdığı para, yaptığı alışverişlerdir. Dolaylı geliri ise, bu turisti buraya çekebilmek için bir otel kuruluyor, otel yapımıyla alakalı çalışanlara verilebilecek paralar yada iç döşemesi, yani mobilyacılara verilen paralar. Uyarılmış gelir de, çalışanların kazandığı parayı harcamasıdır. Turizm, bir ülkeye veya bölgeye yada dünya gelirine 3 tip gelir getirir, bunun yanında dünya milli gayri sarfı hasılası, herkesin anlayacağı dilde söylersek, dünyanın kazandığı gelirin paranın yüzde 10’u turizm sektöründen gelmektedir. Son 10 yılda 3 kat büyümüştür turizm sektörü ve 20 yılda dünyanın en iyi sektörü olması beklenmektedir. Biz ekonomisi açısından bunu bölgeye uyarladığımızda, bizim bölge için de geçerli, Bitlis’in son 3 yılda 10 kat daha büyüdüğünü, 3 kat daha fazla gelirinin arttığını, çalışan sayısının 3 kat daha fazla attığını, yani dünyaya katkısına baktığımızda, makro boyutta baktığımızda bölgesel boyutu da görebiliriz. Gelir olarak katkıları bunlardır turizme.

4- Turizm altyapımız ne durumda?

Cengiz Şahin; Bizler 2007 yılından itibaren Bitlis ili olarak parlayan yıldız haline geldik. Zaten doğunun incisi olarak Tatvan sahilinde bulunuyoruz ve Van Gölü hafızası kıyısında 2007 yılından bu yana parlamayla beraber turizm kenti olarak ilan edildik. Ben şimdi bunun akabinde bir eleştiride de bulunacağım, ama öncelikle şunu söyleyeyim, bizler altyapı anlamında müteşebbisler olarak buradaki otelcilerimiz olsun, acentelerimiz olsun, tur operatörleri olsun, sivil toplum kuruluşları olsun, inanın üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Eleştiri noktasına gelince, 2007 yılından itibaren turizm kenti ilan edilmiş olan bir il ama hiçbir turizm desteğinin olmadığı teşviklerinin olmadığı bir il düşünün, buna rağmen 1100 kapasiteli konaklama seviyesine ulaştı ve 5 yıldızlı diyebileceğimiz restaurantları batıyı aratmayacak şekilde. Batıda da çok az rastlayabileceğimiz otellerdeki hizmetlerin tamamı burada birinci kalite olarak 5 yıldız şeklinde verilmektedir. Burada 5 yıldızlı otelimiz, 4 yıldızlı turizm işletmeliği otellerimiz ve 3 yıldız, 2 yıldız belediye işletmeliği otellerimiz mevcut. Bunun çoğunluğu Tatvan merkezde olmak üzere Ahlat, Adilcevaz ve diğer ilçeler ile Bitlis il merkezinde toplam 1100 yatak sayısına sahibiz. Sevindirici bir şeyde söyleyeyim, 2020 yılına kadar rezervasyonlar alınmış ve otellerimiz doluluk oranına ulaşmıştır. İnşallah, bu 2020 yılı sonrasında da katlanarak devam eder. Çünkü talep oldukça müteşebbislerimiz de oteller yapacak, restaurantlar yapacak, eğlence merkezleri yapılacak. Haliyle, iç turizm ve dış turizme hazırız.

5- Turizm istihdam olarak bölgeye ne gibi avantajlar sağlar?

Esra Dursun; Bu soruyu açıklamak için önce istihdam nedir, onu bir açıklayalım. İstihdam, insanların işe girmesi, evine ekmek götürebilecek hale gelmesi, normal bir insanın çalışabilme haline gelmesine biz istihdam diyoruz. Bölgesel olarak katkısına baktığımızda, yine biraz önceki yollardan gideceğim, önce dünya gelirine bakacağım, sonra bunu bölgeye uyarlayacağız. Dünya genelinde çalışan her 10 kişiden biri turizm sektöründedir. Yani, 10 kişiden biri bu yolla evine ekmek götürebilmektedir. Demek oluyor ki, büyüyen bir sektör. Bitlis geneline baktığımızda, 350 bin nüfuslu bir il, ilçeler de dahil olmak üzere bunun 100 bini aktif çalışıyor dersek, 10 bini ekstradan evine ekmek götürecek ve biz iktisadi olarak sadece 10 bin olarak hesaplamayız. Trio talep dediğimiz bu, 10 bin kişinin 5 kişilik ailesi olsa, turizm sektörünün tam olarak gelişmesi ve oturması gerek 50 bin kişinin karnının tok bir şeklide dua ederek uyuması demektir.

6- Turizm bölgemiz ve ilimiz tanıtımına katkısı ne olur?

Cengiz Şahin; Şimdi önce tanıtım. İyi bir tanıtım yapamadıktan sonra, altyapılarımız ne kadar hazır olursa olsun, öncelikle kendi bölgemize, Türkiye’ye oradan da dışarıya tanıtamadıktan sonra, hiçbir kıymet teşkil etmemektedir. Kamu kendi üzerine düşeni yapmaktadır. TUTAP gibi tanıtım platformları ve benzeri sivil toplum kuruluşlarına da iş düşmektedir. Çünkü kurumların aşamadığı veya bürokrasi engeline takıldığı çoğu şeyleri sivil toplum kuruluşları rahatlıkla aşabilmektedir. Biz de Turizm ve Tanıtma Platformu olarak, Türkiye geneli 81 ilimizin tanıtımıyla alakalı Turizm Bakanlığı ile protokol imzaladık. Ayrıca, ONESCO dünya mirası, ben özellikle oraya bir parantez açayım, Bitlis’te özellikle dünya mirasları listesine girecek çok değerli eserlilerimiz ve yerlerimiz mevcuttur. Mardin’de 241 tescilli tarihi yapı varken, Bitlis’te 661 tane tescilli bina, 400 tanesinin tamamen tescili çıkmış, geriye kalanların ise envanterleri çıkartılıp oluşturulduktan sonra, bir açık hava müze. Yani şöyle, Mardin’de bir medeniyet, 2 medeniyet yaşamış, burada ise onlarca medeniyet yaşanmış ve bütün medeniyetlerin izlerini orada görebiliyoruz. Bitlis deresinin üstü açılarak sokak sağlıklaştırılması yapılması ile alakalı Bitlis Belediyesi, ÇEKÜL Vakfı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde buranın tamamen gün yüzüne çıkarılarak bu değerlerin tüm Türkiye ve dünyaya tanıtılmasıyla alakalı çalışmalar başlatılmıştı. Şimdi bu çalışmalar belli bir aşamaya geldi. Bunlar tamamlandığında Bitlis tamamen açıkhava müzesi haline gelir.

7- Gelir karşılaştırması yaparsak, kişi başı gelirde Bitlis’in durumu nedir?

Esra Dursun; Bitlis’in önce var olan durumuna bakalım, sonra olabilecek olasılıkları tartışalım. Mardin’den yola çıkarak, öncelikle Mardin ile kıyaslama yapalım. Mardin son 10 yılda kişi başı gelirde 8 basamak yükselerek 34’üncü sıraya çıktı. Evet, Türkiye’nin en çok kazanan 34’üncü ili olarak ortaya çıktı. Bu bizim doğudan bir karşılaştırma. Batıdan bir karşılaştırmaya bakalım, kişi başına gelirde mesela Muğla bir turizm kenti ve turizm cenneti. Güzellik olarak bence Bitlis üstün gelir, altta kalmaz. Muğla şuan Türkiye’nin 14’üncü en çok kazanan ili. Kişi başına geliri de 10 bin 268 dolar. Evet, Bitlis’i söyleyecek olursak burada üzücü bir rakamdan bahsedeceğiz, 4 bin 258 dolar. Kişi başına yıllık gelir arasında 6 bin dolarlık bir fark var. Yani, Muğlalı bir aile, Bitlisli bir aileden, yıllık bazda ortalama 30 bin daha fazla evine götürüyor, bu üzücü bir rakam. Turizmle alakalı kötü bir tablo çizdik. En düşük gelirli sondan 4’üncüyüz Bitlis olarak. Ağrı, Şanlıurfa, Van bu şekilde sıralama gidiyor. Turizm sektörüyle alakalı olarak ne olur derseniz, bir şekilde turizm potansiyelini kullana bilirsek, Mardin veya Muğla sıralarına neden çıkmayalım ki. Daha fazla tarihi binalarımız var, daha fazla güzelliklerimiz var, ama Mardin şuan 34’üncü sıra da, biz sondan 4’üncü. Bu kötü bir tablo, ama umutluyuz.

8- Turizmi daha çok geliştirmek açısından ne gibi çalışmalar yapılabilir?

Cengiz Şahin; Bizler turizmde atak yapmak zorundayız. Çünkü bizim hızlı bir şekilde basamak atlamamız gerekiyor. Biz girişimlerimize devam edeceğiz, tanıtmayı sadece devletin elinden beklemek yanlıştır. Yıllardır hak ettiğimiz yerlere gemlememişiz. Bizim müteşebbislerimiz doğru yönlendirildikten sonra, önlerini gördükten sonra, devletten hiçbir destek almasa dahi, kendi memleketlerine yatırım yapıp, istihdam sunar. Bu konuda belki de Türkiye’de en nadir illerden biridir burası. Bunun en büyük örneği, Ahmet Eren’in Bitlis Eren Üniversitesi’ne ve eğitime vermiş olduğu katkılardır. Bitlis Tanıtma Vakfı (BETAV) eğitim alanında kendi üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Her yıl buradaki bir güzelliği öne çıkartmamız lazım. Örneğin, güneşin doğuşu da, batışı da en güzel şekilde izlenecek yer Nemrut Krater Gölü’dür. Biz maalesef Nemrut Krater Gölü’nü fazla tanıtamadık. Şunu da ilk defa burada söylüyorum, Bitlis’te bir üst turizm platformu oluşturulacak. Bu oluştuğu zaman bütün unsurlar bir kulvarda ilerleyecek. Şuan dernekler ayrı bir kulvarda, acenteler ve otelciler ayrı bir kullarda ilerliyor. Mesela, Bitlis’teki acenteler ve otelciler herkes ayrı bir kullarda ayrı bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bizler ise burada yapılacak olan fuarcılıktan tutun, tanıtım materyallerinin tek bir çatı altında oluşturulması, o çatı altında karar verilmesi ve neye karar verilirse onun üzerinden bir yıl kapsayan stratejik planlar hazırlansın, misyonumuz ve vizyonumuz bunların hepsini hazırlayıp 3 yıllık veya 5 yıllık değil, batının yaptığı gibi 25 yıllık veya 50 yıllık mastır planlar hazırlarsak, özellikle turizm mastır planımızı hazırlarsak, Esra hocamızın dediği gibi kısa bir sürede çok yol alırız. Birde ne avantajımız var, turizm alternatif arıyor, deniz kum güneş olayı dünyada tamamen bitti, ekoturizm isteniyor. Özellikle hava sporları, dağcılık veya kış sporları isteniyor. Neden çim kayağı yapılmıyor Bitlis’te, aynı pisti kullanarak kışın kar kayağı yapalım, yazın da çim kayağı yapalım. Bunlar olmayacak şeyler değil, şuanda 2 bin 300 metre pistimiz var. Bu birinci etap, ama tamamı bittiği zaman 3 kilometre olacak ve etap uzunluğu anlamında biz Türkiye’de birinci olacağız, dünyada da 3’üncü sıraya yerleşmiş olacağız. Biz nasıl bir tanıtım yapacağız, ne şekilde olacak, doğru yolu ve materyalleri seçerek yaparsak, bu potansiyellerimizin her yıl birini öne çıkartırsak, daha iyi olur. Çünkü, Ahlat Selçuklu Mezarlıkları’nı görmeye gelenler Nemrut’u da gezecek, Bitlis il merkezini de gezecek. Hizan’daki Bediüzzaman Said Nursi’nin köyüne de gidecekler. Onun için biz bu güç birliğinin başlangıcını yaptık, şuanda belediyelerimizle görüşüyoruz, belediyelerimizden bir temsilci ve sendikalarımızdan bir temsilci alıyoruz, kültür müdürlüğümüz bünyesinden temsilci olacak. Hep beraber oturup kendi vizyonlarımızı, planlarımızı yapacağız. Sağ olsun Esra hocamız bizi yalnız bırakmıyor, Bitlis Eren Üniversitesi, yani özellikle yarısı BETAV Başkanı Ahmet Eren tarafından finanse edilerek yapılan üniversite, ilin kalkınması için bilimsel olarak tamamen tanıtım içinde olması gereken bir üniversite oluyor. İnşallah katkısını daha çok artıracak ve bize güç katacak. İnşallah 6 ay sonra veya bir yıl sonra burada tekrar konuştuğumuz zaman bambaşka bir şeyler konuşmuş olacağız.

9- Bitlis’in turizm master planı mevcut mu?

Esra Dursun; Bitlis’in şuan tamamlanmış bir master planı mevcut değil. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı yüzde 80’ine kadar getirebildi, fakat yayınlanmadı. İnşallah, yakın zaman Cengiz beyin başlattığı bu yolda iyi bir turizm master planı çıkartabiliriz. İyi boyutunda bunu başlatarak, çok daha ileri boyutlara taşıyabiliriz. Yani, inşallah bir veya iki yıllıktan ziyade, 20 yıllık yada 50 yıllık yapılması gereken planı kapsayan bir çalışma olmasını ümit ediyoruz.

10- İlimiz genelindeki turistik yerleri yeterince tanıyabiliyor muyuz?

Cengiz Şahin; Tanıtılmamış dersek haksızlık olur, bizden öncekiler tanıtmaya çalışmış, ama dediğim gibi doğru yol, doğru yöntem ve belki de bu birliktelik sağlanamadığından dolayı, iyi bir şekilde tanıtılamamış.

11- Bölgemiz ticaret ile mi, yoksa turizm ile mi kalkınır?

Esra Dursun; Çok güzel bir soru sordunuz, öncelikle kalkınmayı açıklayalım. Kalkınma demek, ilin, ilçenin, bölgenin refah düzeyinin yükselmesi, eğitim okur yazarlığının yükselmesi, yapabileceğin şeylerin yapılması, yani insanların daha güzel, daha rahat bir şekilde yaşaması demektir. Büyümedeki fark o. Bizim için önemli olan kalkınmadır. Bitlis gibi iller eğer kalkınmak istiyorsa 2 yolu seçecekler. Ya sanayi, yada turizm. Başka da alternatifimiz yok. Sanayileşmenin olması için en az 30 veya 40 yıllık bir alt yapının olması gerekiyor. Bu gerçekten çok uzun bir süreç. O zaman ne yapalım, biz kısa yoldan kalkınalım. Kısa yoldan bu aşamaları kat edelim, diye düşünüyoruz. Turizm sektörü 54 sektörü bir arada götüren bir sektördür. Yani turizmi kalkındırdığında, bir hediyelik eşya sektörünü de kalkındırırsınız, turizme yapılan yatırımlarla bir inşaat sektörünü de kalkındırırsınız, lokantaları da kalkındırırsınız. Turizm olursa, ticarette peşinden gelecektir. Turizm ana sektördür, lokomotif sektör dediğimiz sektördür. Ticaret önemsiz demiyoruz, ama turizm olursa hepsi olur.

12- İklim koşullarının ilimiz turizmine etkisi nelerdir?

Cengiz Şahin; İlimiz tarım ve hayvancılıkla geçinen bir il. Yani, turizm 3’üncü ve belki de 4’üncü sırada. Burada 7-8 ay bir kış mevsimi yaşanmaktadır. Bizim buralarda kar esaret olmaktan çıksın, turizme dönüşsün, gelire dönüşsün, istihdama dönüşsün. Türkiye’nin çoğu yerinde sıcaktan insanlar dışarı çıkamıyorken, biz şuan burada bu serinlikte üşüyoruz. Burası yayla etkisi olan bir yer. Onun için dediğimiz gibi bizim burada kışı esaret olarak değil de, tamamen avantaja çevirmemiz gerekiyor. Krizlerde de bu böyledir, işini bilen tüccar krizi fırsata çevirir, deniliyor. Burada bütün alternatif turizm türleri mevcut, buyurun gelin sizi burada misafir edelim. Van Gölü havzasından inanın çok memnun kalacaksınız ve buradan döndüğünüzde tanıdıklarınıza, dostlarınıza burayı tavsiye ederek, aman oranın dışında başka bir yere, başka şehre gitmeyin, diyeceksiniz. Biz bundan eminiz. Dışarıdaki hemşerilerime seslenmek istiyorum, buyurun gelin, tatillerinizi batıda geçirmeyin, burada hem sılayı rahim yapın, memleketinizi görün, annelerinizin, atalarınızın ellerinden öpün, hem de doğup büyüdüğünüz yerin ne kadar güzel olduğunu çocuklarınız da görsün. İleriki yıllarda onlar da kendi çocuklarını ve torunlarını buralara getirsin.

Haber Videosu




HABERE AİT RESİMLER

Etiketler: BitlisBülten
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Servet Reklam İletişim