Dyt. Berçem Gönüldaş

Dyt. Berçem Gönüldaş

Polikistik Over Sendromu'nda Doğru Beslenmenin Önemi
mail

dytbercemgonuldas@gmail.com

Polikistik Over Sendromu'nda Doğru Beslenmenin Önemi

Kıymetli okurlar, hepinize merhaba. Beslenme tedavisinin çok önem arz ettiği bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Polikistik Over Sendromu nedir?

Polikistik Over Sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınların yüzde 6-10’unu etkilemektedir. PKOS genellikle peripubertal dönemden itibaren kısa ve uzun dönem riskleri ile yaşamı olumsuz yönde etkileyen hormonal bir bozukluktur. PKOS’lu kadınlar gebeliklerinde daha yüksek abortus (düşük )  riskine sahiptir. Aynı zamanda gebelik hipertansiyonu ve gebelik şekeri yönünden de yüksek risk altındadırlar.

PKOS’lu kadınlarda hormon dengesizliği, insülin direnci, adet düzensizliği, kısırlık, akne, yorgunluk, depresyon, saç dökülmesi, yüz ve vücutta aşırı kıllanma gibi semptomlar görülmektedir. PKOS'da obezite görülme sıklığı yüzde 40-60 olarak bildirilmektedir. Şişmanlık sonucu artan yağ dokusu hormon dengesini bozmakta ve vücutta stres yaratan bir basıncın oluşmasına sebep olmaktadır. Artan yağ dokusu hastalığın seyrini daha da karmaşık hale getirmekte ve hastalığın tablosu karmaşıklaştıkça da, bireyin kilo alma eğilimi daha fazla artmaktadır. Dolayısıyla kilo artışı ile hastalığın genel profili arasında bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır.

PKOS’da tedavinin esasını kilo kaybı oluşturmaktadır. Beslenmenin fiziksel aktivite ile desteklenmesi, kilo kaybının daha etkili ve kalıcı olmasını sağlar. Beslenme tedavisi ile fazla yağ dokusunun kaybı, fiziksel aktivite ile de, kas kitlesinin kazanımı, hormonal dengesizliğe bağlı metabolik bozuklukların ortadan kalkmasına neden olur. Eğer beslenme tedavisine yeterli cevap alınamazsa, ikinci seçenek olarak beslenme tedavisine ilaç desteğinin eklenmesi önerilmektedir.  Beslenme tedavisi olmaksızın yalnızca ilaç tedavisi uygulamak uzun dönemde yarar sağlamamaktadır.

Beslenmede dikkat edilecek başlıca unsurları şu şekilde sıralayabiliriz;

1- Öğün atlanmamalı ve zamanı geciktirilmemeli; gün boyunca en az 3 öğün ve 2-3 ara öğün yapılmalıdır.

2- Kana hızla geçen ve şekeri yükselten şekerli besinler, hazır gıdalar, rafine karbonhidratlar (beyaz ekmek), nişastalı besinler (patates), muz, üzüm ve kurutulmuş meyveler gibi yüksek glisemik yükü olan besinlerden kaçınılmalıdır.

3- Kan şekerinin kana geçişini yavaşlatan meyveler, sebzeler, tam tahıllar, kurubaklagiller, bezelye vb. posa yönünden zengin olan besinler tüketilmelidir.

4- Karbonhidrat içeriği yüksek olan alkollü içecekler tüketilmemeli (bira vb.) Çay, kahve ve sigara gibi uyarıcılardan kaçınılmalıdır.

5- Stres, kan şekerini yükseltir ve yüksek düzeyde seyreden stres hormonu kortizol, insulin direncini şiddetlendirir. Vücutta stresi arttırarak kan şekerinde düzensizliğe yol açabilecek allerjik besinlerden sakınılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır.

6- Haftada üç gün en az 20 dakika süren ılımlı egzersiz yapılmalıdır.

Özetle, PKOS tanısı alan kişilerin beslenmelerinin temel ilkesi; bol sebze, meyve, kurubaklagil ve rafine edilmemiş tahıl ve ekmek tüketiminin arttırılması, yağ, şeker ve şekerli tüm gıdalar ile tuzlu yiyeceklerin hiç tüketilmemesidir.

Kilo probleminden, menstüral problemlere, akne ve kıllanmadan, iştah dengesizliğine kadar birçok semptom, doğru besin seçimleri ile düzeltilebilir.

Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.