• 09-11-2021 14:45

Tüketici Güven Endeksi ve Enflasyon Nedir?

Tüketici Güven Endeksi ve Enflasyon Nedir?

remzi.oto@yahoo.com

Tüketici Güven Endeksi ve Enflasyon Nedir?

Değerli okuyucularım. Ekonomik, sosyal ve geleceğe yönelik alınacak her türlü kararlarda hayatımızı bütünüyle etkileyen; yazılı, görsel ve sanal ortamda da sürekli olarak gündemde olan bazı kavramlar hakkında az da olsa sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.

Tüketici Güven Endeksi; Ülkelerin ekonomideki gelişmeleri yakından izlemek amacıyla, tüketicilerin ekonomi ile ilgili değerlendirme ve eğilimlerini ölçmektedir. Özellikle ekonomideki büyümeyi tahmin etmekte bu endeks çok önemlidir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından hazırlanan ankete; tüketicilerin verdiği olumlu ve olumsuz cevaplara göre aritmetik ortalama alınmak suretiyle her ay tüketici güven endeksi oluşturulmaktadır.

Endeks; siyasi, ekonomik ve finansal piyasalardaki olumlu veya olumsuz gelişmelerden etkilenmektedir. Bireylerin mali durumu, ekonomi, harcama ve tasarruf eğilimleri; gelir, işsizlik, tüketim harcamaları, tasarruf, fiyatlardaki değişimler vb. baz alınarak tüketici endeksi oluşturulmaktadır.

Endeks, 0-200 arasında değer almaktadır. Endeks değeri 100 birimin üzerindeki ise, ülke ekonomisinin gidişatı olumlu yorumlanmakta ve ekonomide büyüme beklenildiğini göstermektedir. Eğer Endeks değeri 100 birimin altında ölçülürse, tüketicinin ekonomiden beklentisinin olumsuz olduğu, küçülme veya kötüleşme beklendiğini göstermektedir.

TÜİK’e göre; Tüketici Güven Endeksi Eylül 2021’de 79,7 seviyesinde iken, bu seviye Ekim ayında 3,6 azalarak 76,8 gibi düşük bir seviyeye gerilemiştir. Ki bu değer en son 2009 Şubat ayında 76,2 seviyesinde ölçülmüştür. Endeksin bu şekilde çıkması, hane maddi durum endeksini (Eylülde 62,6 iken ekimde yüzde 3 azalarak 60,7’ye düşmesi), maddi durum beklentisini (Eylül ayında 79 iken, Ekim’de yüzde 4,4 azalarak 75,6’ya gerilemesi) ve gelecek 12 aylık ekonomik durum beklentisini (Eylül ayında 79,3 iken, Ekim ayında yüzde 6,4 azalışla 74,2 olmuş) negatif olarak etkilemektedir. Aynı şekilde, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi 2021 yılı Eylül ayında 97,7 iken Ekim’de yüzde 1,1 azalarak 96,6 düştüğü, görülmektedir. Bu durum haliyle belirsizliği artırmakta ve bireylerin geleceğe yönelik karar almalarını olumsuz yönde etkilemektedir.

TCMB’na göre Enflasyon; “Mal ve hizmet fiyatlarının genel seviyesinde yaşanan sürekli artış olarak tanımlanmaktadır. Enflasyon, sadece bir veya birkaç mal ve hizmetin değil, ortalama bir tüketicinin yıl içinde kullandığı tüm mal ve hizmetlerde meydana gelen fiyat değişikliğini kapsamaktadır. Başka bir ifadeyle, bir ülkede, enflasyon oranı artarken bazı mal ve hizmetlerin fiyatları düşebilmekte veya aynı şekilde enflasyon oranı düşerken bazı mal ve hizmetlerin fiyatlarında artış yaşanabilmektedir. Ayrıca fiyatlarda yaşanan artışın enflasyon olarak tanımlanabilmesi için sadece belirli bir dönem için değil, sürekli olması gerekmektedir. Mal ve hizmet fiyatlarının yanı sıra, maaş ve ücretlerde de zaman içinde değişim yaşanmaktadır. Ancak maaş ve ücretlerdeki artışın mal ve hizmet fiyatlarındaki artıştan az olduğu durumlarda enflasyon, tüketicilerin satın alma gücünü azaltmaktadır. Kısaca enflasyon, kişilerin ellerindeki para ile geçmişe göre daha az mal ve hizmet alabilmesine neden olmaktadır” şeklindedir.

Enflasyon, TÜİK tarafından her ay açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre hesaplanmaktadır.

TÜİK’e göre; Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) (2003=100), 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,39, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 15,75, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,89 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17,09 artış gerçekleşmiştir.

Yine TÜİK’e göre; Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) (2003=100) 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 5,24, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 37,34, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,31 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 36,20 artış göstermiştir.

Öte yandan, Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAGrup) göre; Tüketici Fiyat Endeksi 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 6,90, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,87olarak gerçekleştiği, açıklanmıştır.

ENAGrup Enflasyon hesaplama yöntemini; “Enflasyon Araştırma Grubu Türkiye’de bu amaçla, sadece günlük değil, saatlik ve hatta önümüzdeki dönemlerde dinamik seyreden zamansız bir fiyat endeksi elde etmek için yola çıkmıştır.

Verilerin derlenmesi;

Tüm sebze çeşitleri, tüketim sınıfına giren enerji kalemleri (doğal gaz, elektrik gibi), kısıtlamaya tabi tutulmadan tüm gıda ürünleri, alım gücünü etkileyen ulaşım kalemleri, mücevher (altın) ile benzin ve motorin fiyatları saatlik ve günlük elde edilmektedir.

Hesaplama yöntemi ve yaklaşımları;

Fiyat endekslerinin elde edilmesinde ülkelerin benimsediği ortak standart enflasyon hesaplama yöntemi kullanılmıştır. Alt kalemler bazında sistem Birleşmiş Milletler İstatistik Bölümü’nün ‘’Classification of IndividualConsumptionAccordingtoPurpose’’ (COICOP) standartları gözetilerek oluşturulmuştur.

Enflasyon sepetimizde, TÜİK sepetindeki 418 maddenin 339 adedi vardır. Bu toplam madde oranının yüzde 81’i, madde ağırlığının ise yüzde 80’nine eşittir. Geriye kalan 79 maddede ise enflasyonu etkileyen davranışın kesikli olması ya da denetimli ürünlerin yoğunluğu oluşturması nedeniyle kapsam dışına alınmıştır. Öte yandan, TÜİK enflasyon oranı ile de birebir karşılaştırma yapabilmek amacıyla, kalan bu 79 ürünün aylık fiyat değişimi, olduğu gibi TÜİK’ten alınarak ağırlıklı bir enflasyon oranı olarak sunulmaktadır” şeklinde açıklamaktadır.

Enflasyonun başka bir açıklaması ise; Milli paranın yabancı para karşısında değer yitirmesi, mal ve hizmet üretiminin azalması, zenginler lehine gelişmenin olması, gelir dağılımında adaletsizliğin artması ve bu nedenle tüketicilerin satın alma gücünün düşmesinden dolayı fakirleşmenin daha da artmasıdır. Bu nedenle, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler açısından enflasyonun belli bir düzeyde tutulması önem arz etmektedir.

Özellikle son iki yıla baktığımızda, Covid-19 illetinin dünya ticaretini daraltması, üretimin düşmesi, işsizliğin artması, bireylerin gelir düzeyinin düşmesi, sağlık ve sosyal hayat üzerindeki ciddi etkileri nedeniyle bütün ülkelerde enflasyonist baskının yükseklerde seyrettiği görülmektedir. Covid-19 illeti nedeniyle gelişmiş ülkelerin sanayi, tarım, hizmet sektörünü destekleme, vatandaşına yardım ve sosyal transferlerde ciddi şekilde destek vererek etkinin aza indirildiği görülürken, diğer ülkelerin ise pek başarılı olduğu görülmemekte ve sorunlar gittikçe artarak devam etmektedir.



Etiketler: BitlisBülten
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Servet Reklam İletişim